Trabzon'da İkinci Üniversite Kurulmalı mı?
 Evet, kurulmalı
 Hayır, Gerek Yok
 Umurumda Değil

25 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
V3: VMenu-2/ML/BL

YEŞİL SU KURBAĞASI ÜRETELİM
Anasayfa » KÖŞE YAZISI » YEŞİL SU KURBAĞASI ÜRETELİM

YEŞİL

Daha önce kara salyangozunun Karadeniz bölgesinde üretimi ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bununla ilgili çok sayıda ek bilgi isteyen e-mailler aldım.  

Şimdi de konumuz kurbağa üretimi.

Bu, başlangıçta çok uç bir fikir olarak gelebilir. Hatta bazıları kara salyangozu veya kurbağa üretimini kendilerine yakıştıramazlar bile. Ama unutmayalım ki bir zamanlar balıkların bile çiftliklerde üretilmesi fikrine gülünüyordu.

5 adet kurbağa 1 kilo geliyor. Kilosu 3 YTL’den satılıyor. Temizlenmiş taze kurbağanın kilosu 12 Euro’dan Avrupa ülkelerine satılıyor. Avrupa ülkelerinin restoranlarında ise iki kurbağa bacağı 20 Euro’dan servis yapılıyor. Yani lüks bir yiyecek.

Avrupa’da önemli miktarda talebi var. Fransa, İtalya, Lüksemburg, Lübnan, Belçika, İsviçre gibi ülkeler özellikle talep ediyor.

Türkiye’de bu işi yapan 5 firma varmış. Sadece kurbağa bacağı üretmiyorlar. Örneğin, kara salyangozu, orkinos, balık gibi ürünlerin yanında mevsimine göre kurbağa bacağı da üretip ihraç ediyorlar.

Üretim konusunda,Türkiye’nin en büyük rakipleri, Çin, Tayvan, Mısır, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya.

Özellikle tercih edilen ve yenilen kurbağa türü ise yeşil su kurbağalarıdır.

Türkiye’de kurbağa bacağı üretimi avcılığa dayanıyor. Kurbağa avcıları topladıkları kurbağaları firmalara satıyor. Firmalar kurbağaları temizliyor. Kurbağanın sadece bacağı işe yarıyor. Temizlenen kurbağalar, dondurulmuş olarak veya konserve şeklinde ihraç ediliyor. Canlı olarak ihraç edilmesi de mümkün.

Dünya’da kurbağanın suni şekillerde üretiminde önemli gelişmeler olmuş. Şu anda bir kurbağa çiftliği kurarak üretim yapmak mümkün. Çok da zor bir iş değil. Karadeniz bölgesi de buna çok uygun.

Türkiye’de de kurbağa çiftliği kurma konusunda çalışmalar yapılmış. Tarım ve Köyişleri Bakanlığından su ürünleri mühendisi M.Suat İnan bu konuda teknik bilgiler yayınlamış. 5-6 dönüm araziye ihtiyaç var. Bunun içinde 5 çeşit havuz yapılması gerekiyor. Yumurtlama, Kuluçka, Yavru, Genç Yavru ve Yetişkin havuzları gibi. Beslenmeleri için de fazla bir masrafa gerek yok. Yalnız, çiftlik etrafına yılanlar çok geliyormuş.

Kurbağaların ideal satış ağırlığı 150-220 gram arasındaymış. Bu ağırlığa 10 ay gibi kısa bir sürede ulaşılıyormuş. Gece toplandıkları için, kurbağa işini yapacaklar normal işlerinden de ayrılmıyorlar. Kurbağa üretmek ek iş oluyor yani.  

Avcılıkla kurbağaların aşırı toplanması doğanın dengesini bozabilir. Ancak, çiftliklerde üretilmesi doğaya zarar vermez ve dengesini bozmaz. Düzenli bir üretim ve ihracat sağlar.

Bir kurbağa 4 dönem yumurtlayabiliyor. Her dönemde 5 bin ile 10 bin adet arasında yumurta bırakabiliyorlar. Şubat ayından Ağustos ayına kadar bu işi yapıyorlar. Erkeği ve dişisi var.

Kurbağaların elle tutulduğunda ellerde siğil yaptığı söylentisi doğru değilmiş. Hatta kurbağa bacağı çorbasının sağlığı yararlarının olduğuna da inanılıyormuş. Solunum yolu hastalıklarına iyi geliyormuş, cinsel gücü artırıyormuş gibi. Öyle yazıyorlar. Benim uzmanlık alanım olmadığı için sadece okuduklarımı paylaşıyorum.

KTÜ-Biyoloji bölümünden Doç.Dr.Bilal KUTRUP ve ekibi, yıllardan beri özellikle kurbağa konusunda araştırmalar yapıyor. Halen devam ediyor. Onları çiftleştiriyor, yediriyor, içiriyor, değişik türlerini inceliyor. Kurbağa çiftliği kurmanın mümkün olduğunu ve iyi cins kurbağaların üretim çiftliğinin ihracat amaçlı olarak kurulabileceğini vurguluyor. Çiftlik etrafına gelebilecek yılanları da yakalayarak, derisinden istifade edilebileceğini söylüyor. Ayrıca, kara salyangozu konusunda da teknik bilgisi hayli fazla. Üretim yapmayı düşünenler kendisiyle teknik bilgi konusunda bağlantı kurabilirler. İşte bir çeşit üniversite-sanayi işbirliği.

Ben teknik yönünden anlamam. Beni asıl ilgilendiren bölgemize önemli bir döviz girdisi sağlayacak olmasıdır. İç piyasada tüketilmediği için, üretimin tamamı ihraç ediliyor ve önemli bir döviz girdisi sağlıyor.

Bu konuda krediler alınabilir. AB fonları ve TR90 kapsamında projeler yapılabilir. Kurulacak tesislerde aynı zamanda, kara ve deniz salyangozu ile balıklar da işlenebilir.

Karadeniz bölgesi ekonomisinin kalkınabilmesi için dışardan bir para girdisinin olması şart. Ürettiğimiz malları birbirimize satıyorsak, yerimizde sayıyoruz ve sermayeden yiyoruz demektir. Herkesin ürettiğini üretmek çok da akılcı olmuyor. Bir süre sonra çok fazla üretiliyor, talep az olduğu için fiyatlar çok düşüyor ve iflaslar başlıyor. Bizim bölgemizde çiftliklerde kurbağa ve kara salyangozu üretimi henüz yapılmıyor.

Özellikle yapmamız gereken ise Avrupa standartlarında steril bir üretim yapmaktır.

Benden söylemesi.

 http://www.ilkhabergazete.com/dersdevam.asp?yid=1450

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 01 Şubat 2007, Perşembe.
Tür : Ekonomi Tarih : 01.02.2007
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

  • TELAFİ DERSİ SAATİNDE DEĞİŞİKLİK
  • 2013-2014 Bahar-Uluslararası İktisat Sınavlarına Giriş Yerleri Listesi
  • Devamsızlık Kalanların Listesi İlan edilmiştir( 2014 BAHAR)
  • Uluslararası İktisat Arasınavı Hakkında İstatistiki Bilgiler
  • Derslere Devam Zoırunluluğu Hakkında
  • Online deneme sınavlarını kullanabilirsiniz
  • Üyelik sistemi çalışmaya başladı.
  • Telafi dersi yapılacak sınıf değişti
  • 03-04 Mart 2014 Tarihinde ders yapılamayacak, telafi edilecek
  • Uluslararası İktsat Kitabında Düzeltme
  •