ÇİN EKONOMİSİ

Anasayfa » ÇİN EKONOMİSİ
share on facebook  tweet  share on google  print  

ÇİN EKONOMİSİ

Ya Çinliler dolar biriktirmekten vazgeçerse?

31.07.2005  /  Fazıl Acar  /  Yorum

 Serbest pazar ekonomisini körükleyen küreselleşme olgusu, zafer bayrağını değişik coğrafyalarda başka başka renklerde dalgalandırmakta. Karşıt ideolojiler de beyaz mendil sallayıp çoktan minderden çekildiler. Bir ekonomist, yıllar önce gittiği Çin’de çektiği fotoğrafları göstermişti heyecanla. Resmettiği manzara, Çin sokaklarından birinde köşe başında kurulmuş Kentucky Fried Chicken (KFC) şubesi. Bir mimar, turizmci ya da sosyolog gitse ilgi duyacağı ayrıntılar farklıdır. Ekonomist için, KFC’nin o karede verdiği poz serbest pazar ekonomisinin dalgalanan zafer bayrağıdır. Komünist anlayışın yüksek duvarlarla çevrili sembolik mekanına hapsedilişinin ifadesi.
Geçen hafta Çin, Yuan’ın dolar karşısındaki değerini yüzde 2.1 revalüe ederek, döviz sepeti sistemine geçti. Yuan’ın gerçek değerinin yüzde 30 altında olduğunu düşündüğümüzde bu çok fazla bir artış değil. Fakat önümüzdeki bir yıl içinde de yüzde 10 civarında toplam artış olması mümkün. Bunlar gelişmelerin rakamsal değerleri. Revalüasyonun cümle içinde kullanılışı “Amerika’nın zaferi” diye olabilir. Uluslararası alandaki baskı etkili olsa da, esasen bu ABD maliye bakanı John Snow’un zaferidir. İki yıl boyunca uğraş verdiği bir zafer. Tam 11 yıldır değişmeyen Çin para politikasına son noktayı koydu.

Yuan dalgasının iz düşümleri
Çin, parasının değerini artırınca aynı akı bete sürüklenmek kaçınılmaz olacak diğer Asya paraları için. Müdahalenin hemen akabinde Malezya ilk tepkiyi verdi. Değişen bu rakamsal değerlerin farklı iz düşümleri olacaktır. Japon ekonomisi ve yatırımcıları Yuan baskısından kurtulup rahat nefes alacak. Çin daha az satacak. Amerika da hemen şu baş ağrısı dış ticaret açığını sık boğaz edecek. Yok öyle kolay olmayacak, herkes aynı fikirde değil.
Doların değer kaybının ardından ABD ithalatı azalacak ama yüksek enflasyon, yavaşlayan ekonomik büyüme ve artan faiz oranları ile geri dönebilme ihtimalini saklı tutmalıyız. Çin 650 milyar dolar reservinde ve elinde tutuğu ABD bonolarında değer kaybına göz yumdu. Amerikalıların 8 trilyon dolara varan tüketim çılgınlığını karşılayalım derken kazandıkları dolarlarla gelip devlet bonosu alıyorlardı. Kabul edilen gerçek, Çin’in bono talebinden dolayı ABD’de faizlerin düşük kaldığı. Dolayısıyla vatandaş daha ucuza ev, araba ve eğitim kredisi kullanıyordu.
İki tarafta durumdan memnundu. Dünya parekende devi Wal-Mart’ın raflarındaki 6 bin kalem maldan 5 bin tanesi Çin damgalı. Beslenen Çin’den pek korkulu değil ABD. 1980’lerin sonlarına doğru hareketlenen “Japonya da dünyayı ele geçirecek” takıntılarımız yok muydu diye soruyorlar. Bu hareketlilik en fazla North Carolina eyaletindeki tekstil işçilerine ya da Ohio’daki montaj sanayi çalışanlarına mal olur. Bu bedel karşılığı, yapılan ucuz alış verişten ABD son on yıl içinde 600 milyar dolar tasarruf etmiş.

Çin'de Joint Ventures
Son yuan dolar güreşinden Çindeki yatırımlar nasıl etkilenecek acaba? Pazara daha yakın olayım diye 1980’lerin sonuna doğru Japonların yaptığı gibi, özellikle Amerika’da bir yatırım seferberliğine girişmişti Çinliler. Buna karşılık Amerikalı yatırımcılar da kolları sıvayalı çok oldu müstakbel Çin piyasası için. Starbucks, 2008 yılına kadar Çin’de anavatanı Amerika’da sahip olduğundan daha fazla şube açmayı planlıyor. KFC’nin Shanghai’daki şube sayısı 94’e ulaşmış ve sürekli bir artış trendinde, Motorola ve McDonalds gibi.

Multinational firmalar joint venture yoluyla Çin merkezli evlilikler yapmaya hız vermişlerdi. Dünya devi General Motors, Shanghai Auto. İnd. ile yüzde 50'lik ticari nikah aktine imza attı. Bu gelecekteki Çin tüketiminin ne boyutlara varacağının ipuçları. Aynı şekilde Hyundai 1,24 milyar dolar yatırım yapıyor ve 2008 yılı içinde 1 milyon araç hedefliyor Çin’de.
Bu dolar yen kavgası nereye kadar sürer bilinmez. Ama Çinliler artık dolar biriktirmekten vazgeçerlerse ne olur dersiniz? Para biriminin değer artışını frenlemek için gelip ABD bonosu almazlar ise bir daha? Teamüllerin aksine sermaye gelişmekte olan ülkelerden Amerika’ya akmazsa halimiz nicedir düşünüyorlar mı?

Kaynak: http://www.finansalforum.com.tr/haber.aspx?HBR_KOD=17647

 Çin yeni bir para birimi bölgesine hedefliyor

ABD başkanlarından Nixon'ın 1971 yılında doların altına olan bağını koparmasından beri dalgalanan para birimleri ve dövizin gizemli dünyasını yakından izleyenler için Başkan Bush'un yuanın değerini artırması için Çin'e uyguladığı baskı yılın en ilginç siyasi gelişmelerinden biri olabilir.
Çin'den devasa boyutlara varan ucuz mal ithalatına ve ABD'nin bütçe açığına karşı önlem alınmasını isteyen ABD Kongresi'nin aylardır gündemde olan şikayetleri nihayet sonuç verdi ve Çin yuan üzerindeki kontrolünü bütünüyle ele geçirecek adımı attı.
Ulusal para birimi üzerinde hiçbir denetimi olmadığı yıllarda ABD Merkez Bankası'nın yuanın değerini 8.28 dolara endeksleyen kararına uyan Çin şimdi artık özgür.
Çin'in ilk adımı yuanın değerinin 8.11 dolara yükseltilmesi oldu; ancak bundan böyle Pekin belli başlı ticari ortaklarının para birimi sepetleriyle olan ilişkileri doğrultusunda rotasını belirleyecek.
Yuanın yüzde 2.1 gibi cüzi değer kazanımı, dolar halen enflasyonist bir süreçte, altının ons değeri ise 400 doların altında olması gerekirken 425 dolarda olduğundan Çin ekonomisine yarar sağlayacak.
ABD ekonomisine ise en azından zarar vermeyecek olan bu girişimin Çin ekonomisi üzerindeki olumlu etkisi çok fazla olacak.
Çin Merkez Bankası bu fikri, para birimini saptanmamış bir dizi yabancı para birimine endeksleyen Singapur'dan esinlenmiş olabilir; bu gizemli formül hem iç pazar hem de ihracat için en iyi "para"yı bulma konusunda önemli bir avantaj sağlıyor.
Amerikalı politikacılar şimdiye kadar Çin'i, para birimini dolara sabitlemek yoluyla "manipüle" etmekle suçluyorlardı; ancak asıl bundan sonra Çin gizemli döviz sepetinin perde arkasında "manipülasyon"a gidebilir. 27 Temmuz tarihli Wall Street Journal gazetesinde Şanghay Borsası'nın müdür yardımcısı Fang Xinghai şu hususa dikkat çekiyor: "Çin ilk başka revalüasyona gitmeden de yeni para birimi politikasını uygulayabilirdi. Ancak ufak bir revalüasyon hem Çin'in gittikçe büyüyen dış ticaret fazlasını dengelemek hem de Amerika'nın yuanın değerini artırma taleplerine yanıt vermek açısından akılcı bir adımdı."
Yeni para birimi sepeti Çin'in nominal döviz kurunu görece sabit tutarken, dolar diğer para birimleri karşısında önemli ölçüde değer kaybetmediği sürece, yuanın büyük ölçüde değer kazanması mümkün olmayacak.
Nitekim Çin, Pekin yönetiminin yuanın değerini çok fazla artırmaması için bir dizi neden sıralayarak tavsiyelerde bulunan Nobel ödülü sahibi Kanadalı ekonomist Robert Mundell'in izinden gidiyor.
Euro bölgesinin oluşmasını sağlayan "optimum para bölgeleri" çalışmasıyla 1999 yılında Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan Mundell'in tavsiyeleri Çin Merkez Bankası açısından büyük önem taşıyor.

Yuan bölgesine doğru
"Optimum para birimi" bölgesi birbirleriyle yakın ticari ilişkileri olan komşu bölgelerin ortak para biriminden yararlanmaları anlamına gelir; bu ortak para bölgesi için de Çin'in yuana biraz değer kazandırması gerekiyordu.
Çin'in hemen ardından Malezya da para biriminde yüzde 2.1'lik bir artışa gitti. Bu tavrıyla Malezya, dolar bölgesinden uzaklaşıp yavaş yavaş yuan bölgesine dahil olacağının sinyalini verdi.
Evet, bir yuan bölgesi söz konusu. ABD dolar manipülasyonlarına son vermediği sürece Asya ekonomileri Asya'da doların egemenliğine son veren yuan şemsiyesi altında toplanacaklardır.
Malezya'nın lideri Mahathir Muhammed İslam ülkelerini dolara bağımlılıktan kurtaracak ortak bir para birimi düşlemişti. Ancak onun başarı şansı sınırlı olduğundan Çin bu projeyi hayata geçirebilir. Bu yıl ya da gelecek yıl olmasa da bu proje mutlaka hayata geçecek.

Kaynak: http://www.finansalforum.com.tr/haber.aspx?HBR_KOD=17818&KTG_KOD=255